20.04.2012 Cuma, 4. Gün 

Tepeden Manhattan'a Bir Bakış

 

Bugün de ağırlıklı olarak yürüyüş rotamız var. Müze üst üste çok yorucu olacak düşüncesi ile serbest takılmayı denedik ama bu da az yorucu bir faaliyet olmadı….Bir yandan da hava durumunu kolluyoruz, NY’u  tepeden görmek istiyoruz. Bunun için genelde ilk akla gelen bina Empire State’tir. Ancak gördüğümüz fotoğrafları dikkate alarak Rockefeller Center’in tepesi ‘Top of The Rock’’tan manzaranın daha iyi olduğunu düşünüyorum.

Her sabah Times Square’de gözümüzü açıyoruz. Minibüsümüzden indiğimiz durak burası zira. Erkenden gelip Top of The Rock’ın açılışına kadar belirli bir güzergahtaki gez-gör faaliyetimizi tamamlamış oluyoruz. Yürüyüş rotamız:

Grand Central: Bakınız 18.04 tarihli gezi notlarım…
Chrysler Binası: Bakınız 18.04 tarihli gezi notlarım…
Tudor City: İkametgah olarak inşa edilmiş ilk gökdelen (1928). Arka manzarası Birleşmiş Milletler binası. 5000 kişinin yaşadığı, içinde oteli, restoranı, marketleri, kuaförü ve parkı olan bir “şehir”.
Birleşmiş Milletler binası: Tudor City’nin cadde karşısı komşusu. 1940’larda aynı yerdeki mezbahaların kaldırılması ile East River kıyısında inşa edilmiş olması ne ironik geldi bana.
Turkish Center: Türk Kültür Merkezi
Saint Bartholomew’s Kilisesi (St. Bart’s): Midtown bölgesinde, gökdelenlerin orta yerinde maket gibi kalmış Bizans tarzında, orjinali 1835’te yapılmış kilise.
Saint Paul Kilisesi
Rockefeller Center: 1930 larda inşa edilen binalar bütünü 1985 yılında NY Şehri Anıtlar Koruma Komisyonu tarafından kent simgesi olarak kabul edilmiş. 19 binadan oluşuyor. NBC Stüdyolarına ev sahipliği yapan GE Binası da bunlardan biri. Pek çok sanat eserini barındırıyor. Aile ise dünyayı yönetiyor!
Top of the rock observation deck: Rockefeller Center’ın 67-70. katları. Biletlerin üzerinde asansöre biniş saatleri var. Biletinizde 09:55-10:10 yazıyor misal, o saatler arasında binmeniz gerekiyor.

Kuzeyde Central park manzarası

Güney Manhattan manzarası

 

Trump Tower Binası: Lüks 5. cadde üzerinde 58 katlı bir ofis, ev, mağaza, kafeler içeren bir bina. Çırak adlı “yarışmanın” da çekimlerinin yapıldığı yer.

Central Park- the rink bölgesi ( kışın buz patenti yapılan pek çok filmde arka planda görüntülenmiş alan)


Ağız sulandıran küçük semt/ köy pazarı
Flatiron (Fuller) building: 1902’de yapıldığında dünyanın en yüksek binasıymış. Üçgen şekli ve tarihi esintisi ile ile bana çok çekici geldi.
West 34 street Macy’s
Madison Square garden: Spor ve eğlence merkezi. 
Cafe Metro : West 36 street ile Broadway  kesişiminde. Nefis cheesecake’leri var!

Times SquareEarth day” etkinliği: Geri dönüşüm ve enerji verimliliğne dikkat çeken etkinlik: “Hiç düşündünüz mü, dünyada her yıl kaç adet içecek şişesi ve teneke kutu imal edilip satılıyor? (460 milyar). Peki, dünyada her yıl dönüştürülmeyen kaç adet içecek şişesi ve teneke kutu vardır? ( 340 milyar)”. Bir aile 5 yılda 10567 şişe ve kutu atık üretiyormuş...

Times Square’in metal basamaklarında, karşımızda Kapadokya Peri Bacaları’nın fon olarak kullanıldığı Türkiye reklamı, yorgun ve kaykılmış turist modunda, karmakarışık dolanan insan selini seyrederek yorgunluk atmaya çalışıyoruz.

Neon ışıkları altında bir Times Meydanı akşamı geçirmek hayalindeyim. O ışık çılgınlığında ve kalabalıkta ne oluyormuş göreyim dedim. Ancak oturmaktan sıkılınca geçmediğimiz sokakları dolaşarak yeniden geldik bu noktaya. Geldiğimizde kalabalık itina ile artmıştı! Yok böyle bir şey. Sokaklardan geçmenin imkanı yok!