29.04.2012 Pazar, 13. Gün 

Boston, New England Aquarium

 

Boston ile alakalı en ilgi çekici tarihsel olaylardan birisi de tüyler ürperten cadı avıdır. Üniversite 3. Sınıfta aldığım seçmeli tarih dersinde inanılmaz bir ilgi ile takip etmiştik. 15.yyda Avrupa’da  başgöstermiş olmakla birlikte 16-17. Yy’da göç dalgaları ile birlikte Amerika’ya da gelmiş, sıradışı olduğu düşünülen, dogmasal katılıklara aykırı duran kişilere karşı sapkın ve mesnetsiz bir kovalamaca, yargılama, ölümle cezalandırma uygulamasına dönmüş. Bu sebepten “cadı avı” günümüzde de farklı düşünen sebepsiz ithamlarda bulunulan insanların durumunu ifade etmek için kullanılan bir deyiş olmuştur. Edebiyatta da işlenen bu konuda, örneğin 1850’de Amerikalı yazar Nathaniel Hawthorne’un yazdığı ünlü romanın filmi  “The Scarlett Letter” 1995 yılında Türkçe adı ile Kırmızı Leke olarak sinemalarda oynamış, 1640'ların Boston’unu cadı avı gözlükleri ile tarif eden güzel bir eserdir.

Bunları anlatmamın sebebi yolunuz düşer de vaktiniz olursa Massachusettes’in muhteşem güzellikteki ve bir kaç saat mesafedeki New England bölgesini bir otobüse atlayıp gezerek Salem’a gitmeniz ve Salem Cadı Müzesini gezerek “cadılık” olayını insanların ölümüne sebep olacak hale getiren tüm detayları öğrenmenizi önermek içindir.

Hala hastalık halinde olduğumdan, hava durumunun da New England bölgesinde Boston’dan daha kötü olmasından bir yere ayrılmamanın daha doğru olacağına hükmederek Liman bölgesindeki New England Akvaryumu’na gitme kararı alıyoruz. Aslında akvaryum hiiç ama hiiç düşünmeyeceğim bir yerdi ama iyi ki de gitmişiz dedirtti. Çok şükür çevreci ve hayvansever, vicdanlı bir insanım; dünyada yalnız olmadığımızı biliyorduk tabii ki de, hep birlikte kucaklaşmak hissi oldu bugünkü akvaryum ziyareti.

 

Akvaryumun kurulma amacı da bu; buradaki canlıların, çeşitlerin, zenginliğin artık yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını göstermek ve neler yapılabileceğini anlatmak....yani bir şeylerin alarm verdiğine işaret etmek..

Akvaryumdan heritage trail’a doğru yürüdüğünüzde illa ki Washington Street ile kesişeceksiniz. Burası Downtown Crossing diye geçiyor. Burası Boston merkezde İstanbul Kadıköy’ü andıran bir çarşı mahallesi. Macy’s de dahil bir iki bu tarz mağaza ile münferit dükkan/ mağazalardan oluşan, cafe- restoranların bulunduğu, sinema ve tiyatro salonlarının bulunduğu hareketli bir merkez. Washington Street’ten ilerleyince Çin mahallesinde buluyorsunuz kendinizi. İki adım sonra da Theatre District:)

Buraya gitmeden önce Summer Street üzerindeki Chipotle Mexican Grill zincirinde taco yiyoruz. Chipotle bir fastfood zinciri şeklinde iş gören pratik Meksika yemekleri sunan restoran. Tavsiye ederim.

Ardından küçük Çin mahallesinde bir tur ile günü bitiriyoruz.

Bekle bizi Golden State “ California”...